Porselen Lamina

Porselen Diş Laminaları Hangi Durumlarda Uygulanır?

Porselen lamina, dişin ön yüzeyinde minimal oranda aşındırma veya bazen hiç aşındırma yapmadan alınan ölçülerden üretilen ve 0,2 mm kadar incelikle olabilen porselen kaplamalardır. Lamine terimi Latince’den gelir. Sağlıklı bir dişin üzerine ince bir tabaka halinde yapıştırılan porselendir. Çok küçük ve ince bir restorasyon olmalarından ötürü en koruyucu protetik uygulamalardandır.

Porselen lamina tedavisi; doğal dişlerde şekil bozukluğu veya çapraşıklığın düzeltilmek istenildiği durumlarda, minimal kırıkların onarımında veya dişler arasındaki boşlukların kapatılmasında, güzel bir gülüşe ve daha beyaz dişlere sahip olmak istenildiğinde uygulanabilir.

Beyazlatma işleminden istenilen sonucu alamayan ve doğal bir gülüşe sahip olmak isteyen bireylerde, herhangi bir nedenle ortodontik tedavi görmek istemeyen bireylerde bu tedavi tercih edilebilir. Porselen lamina öncesinde genellikle daha iyi bir estetik sonuç elde etmek için önce dişleri beyazlatmak gerekir. Porselen lamina çok ince oldukları için altındaki sarı rengi kolaylıkla yansıtabilirler ve bu nedenle de beyazlatma yapılmayan durumlarda final renk olumsuz olarak etkilenebilir.

Porselen Lamina Diş Tedavisi Kimlere Uygulanır?

Porselen laminalar; güzel bir gülüşe ve daha iyi bir çiğneme fonksiyonuna sahip olmak isteyen her hasta için ideal bir seçimdir. Porselen laminalar birden fazla diş sorununun aynı anda çözülmesine yardımcı olabilir. Örneğin bazı vakalarda ortodontik tedavi ile dişlerin düzeltilmesine gerek kalmadan porselen laminalar ile tedavi edilebilir. Dişleri arasında boşluk olan kişiler uygun olan durumlarda bu boşlukları porselen laminalar ile kapatabilirler. Kaplamalar çene gelişimini tamamlamış kişilere uygulanabilir.

Muayene seansında hastanın bu tedavi için uygun olup olmadığı hekim tarafından değerlendirilir. Bazı hastalarda dişin sadece ön yüzeyini kaplayarak yapılan porselen laminalar uygun olmayabilir.

Porselen lamina tedavisi yapılmadan önce genellikle ölçüler alınarak hastanın diş modellerinde teknisyen tarafından bir ön çalışma yapılır ve hastaya uygun olan formlar modele uygulanır. Daha sonra bu modelden oluşturulan anahtar yardımı ile aynı form ağıza kopyalanır ve dişler kesilmeye başlamadan önce bitmiş halinin nasıl olabileceği hastaya gösterilir. Hastanın da kabul ettiği bir görüntü elde edilirse tedaviye başlanabilir.

Porselen Lamina Tedavisinin Uygulanamayacağı Durumlar Nelerdir?

Tırnak yeme ve kalem ısırma gibi kötü alışkanlıklar varsa, çene kapanış bozuklukları mevcut ise porselen tedavisi önerilmez. Fazla sayıdaki diş eksikliğinin olduğu durumlarda köprü yapılmak istenirse bu tedavi uygulanamaz.

Daha önceden kaplama yapılmış dişlerin kaplamaları yenilenmek istenildiği zaman mevcut dişler hali hazırda kesilmiş oldukları için porselen lamine uygulanamaz.  Alttaki dişin renginin çok koyu olduğu durumlarda da alttaki rengin yansıması olabileceği için yine porselen laminaler tercih edilmez. Çok ince oldukları için alttaki rengin maskelenmesi her zaman mümkün olmayabilir.

Porselen Lamina Dişlerin Dezavantajları Nelerdir?

Porselen tedavisi uygun bireylere doğru teknikle yapıldığında herhangi bir dezavantaj oluşturmazlar. Dezavantaj olarak nitelendirilebilecek bir diğer özellikleri ise maliyetleridir. Yapım aşamasında çok fazla hassasiyet gerektirirler ve bu nedenle de tecrübeli diş hekimleri tarafından yapılmaları gerekir.

Porselen Laminalar Dayanıklı Mıdır?

Genellikle dişlerin estetiğini etkileyen ön yüzeyini ve kesici kenarlarını kaplar. Bazı olgularda, arka yüzeyde daha küçük bir kısım da kaplanabilir. Porselen lamina tedavisinde amaç, orijinal dişten küçük bir miktarda aşındırmaktır. Bu yaklaşıma “minimal invaziv” yaklaşım denmektedir.

Doğru şekilde ve uygun yapıştırıcılar ile yapıştırıldığında çok dayanıklıdırlar ve kolay kolay düşmezler. Hastaların da çok sert yiyecekleri tüketirken ve ısırma yaparken dikkatli olmaları gerekir. Hasta iyi bir ağız bakımı yaptığı sürece uzun yıllar dayanır. Diğer diş restorasyonları gibi, porselen laminalar da belirli bir süre sonunda değiştirilmelidir. Porselen laminanın altındaki diş, diş eti ve kemikte büyük bir değişim olmazsa ise, ortalama olarak 10 yıldan fazla dayanır. Bu süre kişiden kişiye farklılık gösterebilmektedir.  Diş sıkma ve gıcırdatma gibi alışkanlıklar var ise ekstra önlemler almak gerekir.

Porselen Laminaların Bakımı Nasıl Yapılmalıdır?

Diş temizliğinin yanı sıra diş ipi, arayüz fırçası, ağız duşu ve gargara da kullanılmalıdır. Porselen laminalar yapıştırıldıktan sonra doğal dişler gibi görev görürler. Bu nedenle de bakımları doğal dişler gibi yapılabilirler.

Düzenli olarak dişleri fırçalamak ve belirli aralıklarla diş hekime gitmek uzun dönemde dişte oluşabilecek çürükleri önlemede etkilidir.

Diş fırçalamak her zaman ağız bakımı için yeterli olmamaktadır. Diş fırçalama sonrasında diş ipi ve ağız duşu kullanımı doğru bir bakım için önemlidir. Diş ipi ile arayüz temizliği yapmak, dişlerin aralarında çürüklerin oluşmasını engelleyebilir. Porselen laminaların maliyetleri yüksek oldukları için bakımı düzenli yapılırsa uzun yıllar sorunsuz bir şekilde kullanılabilir.

Porselen Laminelar Takıldıktan Sonra Nelere Dikkat Edilmelidir?

Düzenli olarak ağız bakımlarının yapılmasına, sert yiyecekler yenmemesine özellikle dikkat edilmelidir. Ceviz kırmak veya sert kabuklu yiyecekler yemek doğal dişlerde olduğu gibi lamine yapılan dişlerde de kırılma riskini arttırmaktadır. Diş sıkma ve gıcırdatma şikayeti olan kişiler, gece plağı kullanmalıdır.

İlginizi Çekebilir  Lamina Uygulamaları

Çene kapanışının laminalarla düzeltildiği vakalarda dişlerin arkasına yapılan tellerle dişlerin hareket etmesi önlenebilir.

Dişlerin çürümemesi için ağız hijyenine çok dikkat edilmelidir. Porselen lamina yapılmış dişte çürük oluşursa yapılan tedavinin yenilenmesi gerekebilir. Diş fırçalamanın yanında diş ipi ve ara yüz fırçasının düzenli kullanılması çok önem taşır. Ara yüz temizliğinin yapılması ara yüzde oluşacak çürüklerin oluşmasını önler.

Porselen Laminalar Yapılmadan Önce Oluşabilecek Değişiklikleri Görebilir Miyiz?

Porselen laminalar yapılmadan önce mock-up adı verilen bir ön tasarım çalışması ile dişlerin bitmiş haline dair bir simülasyon yapılabilir. Bu ön çalışmada dişlerden hiç kesim yapılmadığı için yapılacak tasarım orjinale göre biraz daha kaba olabilir.

Ayrıca dijital ölçü alınarak yapılan tasarımlarda (mock-up) dişten ne kadar kesim yapılacağı da hesaplanabilir. Bu sayede daha tedaviye başlamadan diş dokusundan ne kadarlık bir aşındırma yapılacağı bilinir ve kesim için ona göre bir kalıp hazırlanır.

Lamina tedavisinde genellikle yapılan kesim genellikle 0,5 mm civarında olduğu için hastalar bazen değişimi farkedemeyebilir.

Lamina Sonrası Isırarak Yemek Yiyebilir Miyim?

Lamine tedavisi sonrasında yiyeceklerin ısırarak koparılması tavsiye edilmez. İstenilen tüm yiyecek ve içecekler tüketilebilir ancak yiyeceklerin küçük lokmalar halinde yenmesi tavsiye edilir. Kaplamalar dişlerin sadece ön yüzeyine tutunduğu için dişten daha fazla kesim yapılarak üretilen kron kaplamalara göre daha az yüzeyden destek alırlar. Güçlü yapıştırıcılarla yapıştırılırlar ancak doğal dişlerdeki gibi aşırı kuvvet uygulanması tavsiye edilmez.

Dişlerim Hiç Kesilmeden Lamina Yapılabilir Mi?

Lamina işleminde dişler gereğinden fazla kesilmez. Bazı ağızlarda hiç kesilmeden lamine yapılabilir ancak bazı durumlarda hiç kesim yapmadan lamine yapmak mümkün değildir. Gerekli incelemelerden sonra hangi dişlerde kesim yapılacağına ve bu dişlerde ne kadar kesim yapılması gerektiğine karar verilir.

Lamine kaplamalar dişlerin arka yüzeylere kadar genellikle uzanmazlar sadece dış yüzeyini kaplayacak şekilde üretilirler. Mine kalınlığı genellikle 1-2 mm arasında değişmektedir. Lamina veneerin dişe iyi yapışması için kesimin sadece mine yüzeyinde yapılması gerekir.  Bu nedenle dişten yapılacak kesim miktarı genellikle çok azdır ve 1 mm’yi geçmez.

Porselen lamina kaplamalar, tecrübeli teknisyenler tarafından diş protez laboratuvarlarında üretilir. Çok ince oldukları için kişiselleştirmek ve doğal bir görünüm sağlamak adına fazlasıyla hassas bir işçilik gerektirirler. Doğru şekilde üretilen ve uygulanan bir porselen lamine uzun yıllar parlaklığını ve doğal görünümünü korur. Porselen lamina kaplamalar dolgusuz, çürüksüz ve çapraşık olmayan dişleri olan bazı hastalarda kesim yapılmadan üretilebilirler.

Porselen lamina kimlere uygulanır?

Porselen lamina, dişlerin ön yüzeyine uygulanan ince porselen kabukçuklardır. Bu estetik tedavi, dişlerin renk, şekil, boyut ve hizalanışındaki kusurları düzeltmek için kullanılır. Ancak herkese uygun olmadığı için, porselen lamina uygulanabilecek adayları belirlemek için bazı kriterler vardır.

Porselen laminalar genellikle şu durumlarda önerilir:

Renklenmiş Dişler: Diş beyazlatma ile düzeltilemeyen inatçı diş lekeleri veya renklenmeleri için.

Çapraşık Dişler: Hafif çapraşıklıkların düzeltilmesinde, ortodontik tedaviye alternatif olarak.

Boşluklu Dişler: Dişler arasındaki boşlukların (diastema) kapatılmasında.

Kırık veya Çatlamış Dişler: Hafif kırık veya çatlamış dişlerin onarılmasında.

Aşındırılmış Dişler: Diş sıyrıkları veya aşındırma nedeniyle kısalan dişlerin boyutunun ve şeklinin düzeltilmesinde.

Düzensiz veya Uyumsuz Dişler: Genel estetik görünümü iyileştirmek için düzensiz, farklı boyutlarda veya uyumsuz dişlerde.

Porselen lamina uygulaması önerilirken dikkate alınması gereken bazı hususlar şunlardır:

Ağız Hijyeni: Sağlıklı diş etleri ve iyi bir ağız hijyenine sahip olmak, porselen lamina tedavisinin başarılı olması için önemlidir.

Diş Yapısı: Yeterli miktarda sağlam diş yapısına sahip olmak, laminanın dişe doğru bir şekilde yapışmasını sağlar.

Isırma Alışkanlıkları: Sert şeyleri ısırmaktan kaçınmak, aşırı sert gıdalarla beslenmemek gibi alışkanlıklar, porselen laminaların uzun ömürlü olmasına katkıda bulunur.

Brüksizm: Diş gıcırdatma alışkanlığı olan kişilerde, laminanın erken aşınmasına veya kırılmasına neden olabilir. Bu tür bir alışkanlığa sahip kişilere gece koruyucu tavsiye edilebilir.

Porselen lamina kalıcı mı?

Porselen lamina, dişlerin estetiğini artırmak için dişlerin ön yüzeyine uygulanan ince porselen kaplamalardır. Kalıcılık kavramı, laminanın ömrünü ve ne kadar süreyle işlevini sürdürebileceğini ifade eder.

Porselen laminalar, doğru uygulandığında ve düzenli ağız bakımı ile desteklendiğinde oldukça dayanıklıdır. Genellikle, bu kaplamaların 10 ila 15 yıl veya daha uzun süre dayanabileceği kabul edilir. Ancak laminanın ömrü, birkaç faktöre bağlıdır:

Ağız Hijyeni: Düzenli ve doğru ağız bakımı, porselen laminanın ömrünü uzatır. Dişlerin düzenli olarak fırçalanması, diş ipi kullanılması ve diş hekimi ziyaretleri laminanın sağlıklı kalmasına yardımcı olur.

Isırma ve Çiğneme Alışkanlıkları: Sert yiyecekleri dişle kırmamak, buz çiğnememek gibi dikkatli alışkanlıklar, laminanın kırılma veya çatlamasını önler.

Brüksizm: Diş gıcırdatma alışkanlığı, porselen laminaya zarar verebilir. Eğer böyle bir alışkanlığınız varsa, gece koruyucu kullanmanız laminanın ömrünü uzatabilir.

İlginizi Çekebilir  Diş Beyazlatma

Profesyonel Uygulama: Porselen lamina tedavisinin, deneyimli ve uzman bir diş hekimi tarafından yapılması, laminanın doğru ve kalıcı bir şekilde yapışmasını sağlar. Bu da laminanın ömrünü uzatır.

Malzeme Kalitesi: Kullanılan porselen malzemenin kalitesi de laminanın dayanıklılığını ve estetik ömrünü etkiler.

Porselen lamina düşer mi?

Porselen laminalar, diş hekimliğinde estetik kaygılarla sıkça tercih edilen bir tedavi yöntemidir. Özellikle ön dişlerde oluşan renk değişiklikleri, çarpıklıklar ya da diğer estetik sorunlarda kullanılan bu ince porselen tabakalar, doğal dişin ön yüzeyine yapıştırılır.

Porselen laminaların düşme riski, uygulamanın doğru yapılıp yapılmadığına, hastanın ağız hijyenine ve kullandığı günlük alışkanlıklara bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Ancak, genel olarak profesyonel bir diş hekimi tarafından doğru teknikle uygulandığında laminaların düşme riski oldukça düşüktür.

Bununla birlikte, bazı faktörler laminanın düşme riskini artırabilir:

Yanlış Uygulama: Eğer laminanın uygulandığı diş yüzeyi yeterince hazırlanmazsa ya da kullanılan yapıştırıcı malzeme kalitesizse lamina düşebilir.

Ağız Hijyeni: Ağız hijyenine dikkat edilmemesi, dişlerin ve diş etlerinin düzenli temizlenmemesi, laminanın ömrünü kısaltabilir.

Kötü Alışkanlıklar: Sert cisimleri ısırmak, tırnak yemek ya da buz kemirmek gibi alışkanlıklar laminanın kırılmasına ya da düşmesine neden olabilir.

Porselen laminanın düşmesini engellemek için şu önerilere dikkat edilmelidir:

Diş hekimi tavsiyelerine uyarak düzenli diş kontrolüne gitmek.

Ağız hijyenine özen göstermek.

Sert ve katı gıdaları ısırmaktan kaçınmak.

Laminanın yapıştırıldığı bölgeye aşırı baskı uygulamamak.

Lamine diş leke tutar mı?

Lamine dişler, özellikle estetik kaygılar nedeniyle tercih edilen ve doğal dişin üzerine uygulanan ince porselen ya da kompozit tabakalardır. Bu uygulamanın popülerliği arttıkça, lamine dişlerin leke tutup tutmadığına dair sorular da sıkça gündeme gelir.

Lamine dişlerin yapıldığı malzeme, genellikle doğal diş yapısını taklit edecek şekilde tasarlanmış porselendir. Bu malzemenin özellikleri, doğal dişlere göre leke oluşumuna karşı daha dirençli olmasını sağlar. Yani, lamine dişlerin doğal dişlere nazaran leke tutma riski daha düşüktür.

Ancak bu, lamine dişlerin kesinlikle leke tutmayacağı anlamına gelmez. Özellikle aşırı miktarda kahve, çay, kırmızı şarap tüketimi ya da sigara kullanımı gibi leke oluşturabilecek alışkanlıkların bulunması, lamine dişlerin yüzeyinde zamanla renk değişikliklerinin oluşmasına yol açabilir. Ancak bu lekelerin lamine yüzeyine derinlemesine işlemesi oldukça zordur ve yüzeyde kalan lekeler, düzenli diş temizliği ve profesyonel diş temizlik uygulamaları ile kolayca giderilebilir.

Leke oluşumunu önlemek için şunlara dikkat edilmelidir:

Lamine dişler uygulandıktan sonraki ilk 48 saat içerisinde renkli gıda ve içecek tüketiminden kaçınılmalıdır.

Lamine dişlerin temizliğinde, aşındırıcı olmayan diş macunları kullanılmalıdır.

Günde en az iki kez diş fırçalama alışkanlığı edinilmelidir.

Yılda en az iki kez profesyonel diş temizliği yaptırılmalıdır.

Zirkonyum mu daha iyi lamine mi?

Diş hekimliğinde estetik ve fonksiyonelliği bir araya getiren çeşitli malzemeler ve uygulama teknikleri bulunmaktadır. Zirkonyum ve lamine diş kaplamaları da bu seçenekler arasında sıkça tercih edilen yöntemlerdendir. Ancak hangisinin “daha iyi” olduğu sorusu, ihtiyaca, beklentiye ve dişin durumuna bağlı olarak değişkenlik gösterebilir.

Zirkonyum, tam seramik malzemeden yapılan bir tür diş kaplamasıdır.

Doğal diş rengine yakın bir görünüm sağlar ve ışığı doğal diş gibi geçirir.

Metal desteksiz olduğu için diş eti çevresinde morarmalara neden olmaz.

Oldukça dayanıklıdır ve özellikle arka dişlerde kullanım için uygundur.

Lamine kaplamalar, dişin sadece ön yüzeyini kaplayan ince porselen tabakalardır.

Özellikle ön dişlerde estetik sorunların çözümü için tercih edilir.

Dişin çok az bir kısmını kaldırarak uygulandığı için koruyucu bir tedavi yöntemidir.

Doğal bir görünüm sağlar.

Estetik: Hem zirkonyum hem de lamine kaplamalar estetik bir görünüm sunar. Ancak laminenin minimal müdahale ile uygulanabilmesi, özellikle ön dişlerde tercih sebebi olabilir.

Dayanıklılık: Zirkonyum, kuvvetli ısırma ve çiğneme kuvvetlerine dayanabilecek yapıda olduğu için arka dişler için daha uygundur. Lamine kaplamalar ise daha ince oldukları için ön dişlerde kullanılmalıdır.

Uygulama Süreci: Lamine kaplamalar daha koruyucu bir yaklaşım gerektirirken, zirkonyum kaplamalar için dişin daha fazla kısmının aşındırılması gerekebilir.

Lamine diş çürür mü?

Lamine dişler, dişin ön yüzeyine uygulanan ince porselen ya da kompozit tabakalar olarak bilinir ve estetik sorunları gidermek amacıyla tercih edilirler. Bu tabakaların kendisi çürümez. Ancak, lamine uygulanan doğal dişin altındaki yapı, çürüme riskine karşı tamamen bağışık değildir.

Lamine kaplama uygulandığında, dişin sadece çok küçük bir kısmı aşındırılır ve üzerine lamine yapıştırılır. Laminenin altındaki doğal diş dokusu, tükürük, bakteri ve besin artıkları ile temas edebilir, bu nedenle çürüme riski vardır. Özellikle, lamine ile doğal diş arasında tam bir bağlantı olmazsa veya zamanla bu bağlantı zayıflarsa, bu boşluklara bakteriler sızabilir ve diş çürüğüne neden olabilir.

İlginizi Çekebilir  Porselen Diş Kaplama

Lamine diş kaplamaları altındaki çürümeleri önlemek için şunlara dikkat edilmelidir:

Düzenli Ağız Bakımı: Lamine uygulaması sonrası da diş fırçalama, diş ipi kullanma ve ağız gargarası gibi ağız bakım rutinlerine devam edilmelidir.

Düzenli Diş Hekimi Ziyaretleri: Diş hekimi, laminenin doğru bir şekilde yerinde olup olmadığını ve altında herhangi bir problem olup olmadığını kontrol edebilir. Yılda en az iki kez diş hekimi kontrolü önerilir.

Dikkatli Beslenme: Asidik içecekler ve şekerli yiyecekler, çürük oluşumunu hızlandırabilir. Bu tür besinler tüketildiğinde ağzın hemen su ile çalkalanması ve fırsat bulunduğunda dişlerin fırçalanması önerilir.

Laminenin Doğru Uygulanması: Laminenin uygulandığı dişin yüzeyi doğru bir şekilde hazırlanmalı ve lamine ile diş arasında kusursuz bir bağlantı olmalıdır.

Lamine diş ömrü ne kadardır?

Lamine diş kaplamaları, estetik diş hekimliği uygulamaları arasında popüler bir seçenektir. Özellikle diş rengi, şekli veya hizalanmasında istenmeyen değişiklikleri düzelten ince porselen ya da kompozit tabakalar olarak bilinirler. Pek çok kişi, laminenin ne kadar süreyle dayanıklı olacağı konusunda merak içindedir.

Lamine diş kaplamalarının ortalama ömrü genellikle 10 ila 15 yıl arasında değişir. Ancak bu süre, kullanılan malzemenin kalitesine, diş hekiminin uygulama becerisine, hastanın ağız hijyenine ve dişlere uyguladığı kuvvete bağlı olarak daha uzun ya da daha kısa olabilir.

Lamine dişlerin ömrünü uzatmak için dikkat edilmesi gereken bazı hususlar şunlardır:

Düzenli Ağız Bakımı: Lamine diş kaplamaları doğal dişler gibi fırçalanmalı ve diş ipi kullanılarak temizlenmelidir. Ayrıca, antibakteriyel ağız gargaraları kullanmak, bakteri oluşumunu azaltmaya yardımcı olabilir.

Diş Hekimi Ziyaretleri: Düzenli diş kontrolü, herhangi bir problemi erken aşamada tespit etmek için kritiktir. Bu, lamine dişlerin daha uzun süre dayanmasına yardımcı olabilir.

Sert Gıdalardan Kaçınma: Sert yiyecekler, özellikle ısırılıp koparıldığında lamine kaplamalara zarar verebilir. Bu tür yiyeceklere dikkat etmek, lamine dişlerin ömrünü uzatabilir.

Diş Sıkma ve Gıcırdatma: Brüksizm olarak da bilinen diş sıkma ve gıcırdatma alışkanlığı, lamine kaplamaları zedeleme riskini artırır. Eğer bu tür bir alışkanlığınız varsa, diş hekiminizle konuşarak uygun bir gece plağı alabilirsiniz.

Lamine diş Koku Yapar mı?

Lamine diş kaplamaları, estetik diş hekimliği uygulamaları arasında popüler bir seçenektir ve doğal dişin ön yüzeyine uygulanan ince porselen veya kompozit tabakalardan oluşur. Bu tür bir uygulamanın kendisi kokuya neden olmaz. Ancak, lamine dişlerin etrafında veya altında oluşabilecek bazı durumlar, ağızda kötü koku oluşumuna sebep olabilir.

Lamine dişlerin altında veya etrafında biriken yiyecek artıkları ve bakteriler, zamanla kötü koku oluşumuna yol açabilir. Lamine kaplamaları uygulandıktan sonra, doğal dişle lamine arasında mükemmel bir bağlantı olması gerekir. Eğer bu bağlantı eksik veya zayıfsa, bu boşluklara yiyecek artıkları ve bakteriler sızabilir. Bu da çürük oluşumuna ve kötü koku problemlerine yol açabilir.

Lamine dişlerde kötü koku oluşumunu engellemek için şunlara dikkat edilmelidir:

Düzenli Ağız Hijyeni: Lamine dişler de dahil olmak üzere tüm dişlerin düzenli olarak fırçalanması, diş ipi ile temizlenmesi ve antibakteriyel ağız gargaralarının kullanılması önemlidir.

Diş Hekimi Ziyaretleri: Düzenli diş hekimi ziyaretleri, olası problemlerin erken tespiti ve tedavisi için kritiktir.

Doğru Uygulama: Lamine dişlerin doğru ve kusursuz bir şekilde uygulanması esastır. Bu, lamine dişin etrafında veya altında boşluk bırakmamak için önemlidir.-

Lamina diş kimlere uygulanmaz?

Lamina dişler, estetik diş hekimliği uygulamalarında sıkça tercih edilen, dişlerin ön yüzeyine uygulanan ince porselen tabakalardır. Ancak herkes için uygun olmayabilecek bu yöntem, bazı durumlarda veya bazı bireylerde önerilmez.

Aşırı Diş Sıkma ve Gıcırdatma Alışkanlığı (Brüksizm) Olanlar: Diş sıkma ve gıcırdatma, laminanın çatlamasına veya kırılmasına yol açabilir. Brüksizmi olan hastalar için lamina yerine farklı tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesi daha uygun olabilir.

İleri Derecede Periodontal Hastalığı Olanlar: Diş eti hastalığı olan veya ciddi diş eti sorunları yaşayan kişilerde lamina diş uygulaması önerilmez. Öncelikle bu sorunun tedavi edilmesi gerekir.

Kötü Ağız Hijyenine Sahip Olanlar: Laminanın altında kalan doğal diş, çürüme riskine karşı korunmalıdır. Düzenli ağız bakımı yapmayan kişilerde lamina uygulaması sonrasında çürük riski artabilir.

Aşırı Aşındırılmış Dişleri Olanlar: Ciddi şekilde aşındırılmış veya zayıflamış dişlerde, lamina uygulaması yerine tam kron veya başka restoratif tedavi yöntemleri daha uygun olabilir.

Kırık ya da Çürümüş Dişleri Olanlar: Büyük dolguları veya kırıkları olan dişlerde lamina yerine farklı restoratif yöntemler tercih edilebilir.

Ortodontik Sorunları Olanlar: Dişler arasında ciddi hizalama sorunları olan kişilerde öncelikle ortodontik tedavi uygulanmalı, ardından estetik uygulamalar düşünülmelidir.

Yetersiz Diş Yapısına Sahip Olanlar: Lamina uygulaması için yeterli miktarda sağlam diş yapısının olması gerekir. Eğer dişin büyük bir kısmı eksik veya aşındıysa, lamina uygulaması önerilmeyebilir.